Yelken Sporu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Erkek Denizinde Kadın Gemiler / Tayfun Timoçin'in yeni kitabı


Denizde neden daha çok erkek görüyoruz, neden kadınlar daha az?” sorusuna yanıt ararken ortaya çıkan tablo hiç de iç açıcı değil: Kadınlar, sadece gemilerde/teknelerde değil, zaten nerede daha fazlalar ki? Erkekler nerede, ne kadarına izin vermişler, tıkadıkları yolları ne kadar açmaya çalışmışlar ki? 

Erkek Denizinde Kadın Gemiler işte bu tabloyu tarihsel kanıtları ve tanıklarıyla gözler önüne seriyor.


Yazarın kişisel sayfası : http://tayfuntimocin.blogspot.com/ 

Kitap konusunda detay bilgi için:  https://www.facebook.com/kadingemiler/

devamını oku →

Greenpeace bayrak gemisi harika bir yelkenli Gökkuşağı Savaşçısı-Rainbow Warrior III

Rainbow Warrior (Gökkuşağı Savaşçısı) adı nereden geliyor..

Geminin adı, Cree kabilesine ait bir efsaneye dayanıyor. Efsaneye göre; gün gelecek, yerküre hastalanacak. İşte o zaman, dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerden, lafa değil işe bakan insanlar toplanıp bir kabile oluşturacak. Bu kabile yerküreyi iyileştirmek için çalışacaklar. Onlara "Gökkuşağı Savaşçıları" adı verilecek. 



Greenpeace Rainbow Warrior 1985 yılından beri, üç kuşaktır daha güzel bir dünya ve yaşanabilir bir gelecek için mücadele ediyor. 

İlk gemi paslı bir balıkçı trol teknesi idi ve el ile taşlandı, üzerine bir güvercin ve gökkuşağı resmi boyandı.

Balinaları kurtararak, radyoaktif atıkların dökülmesine karşı çıkarak ve Pasifik'ten Kuzey kutup bölgesi'ne kadar nükleer silahların testleri yapılan yasak bölgenin doğrudan içine seyahat ederek tarih yazdı.

Onun tarihte ki seyahati, Paris'teki ürkek politikacıların Fransız ajanlarına gemiyi Yeni Zelanda'da batırmalarını emrettikleri zaman son buldu. Ve 1985 yılında gemiyi bombaladılar.



Bu acı olay sonrası, Greenpeace azimle yeni gemiyi inşaa etti. Bu gemi, 22 yıl çevreyi korumak adına tüm dünya denizlerini dolaştı. Görevini yenisine bırakma zamanı geldiğinde, "Rainbow Warrior II" Bangladeş’te bir insani yardım kuruluşuna bağışlandı,gemiyi alan Friendship adlı Bangladeşli yardım örgütü, geminin adını yine "Gökkuşağı" anlamına gelen "Rongdhonu" olarak değiştirdi ve bu kuruluş gemiyi yüzer hastane olarak kullanmaya başladı.



Rainbow Warrior III, en az 50 yıl süresince kullanılmak için inşaa edilmiş özel yapım bir yelkenli tekne. 57 mt boy 11 mt.genişliği olan bu geminin iki  A-yapılı direğini gördüğünüz zaman bunu hemen anlıyorsunuz.




Her detayı sürdürülebilirlik akılda tutularak tasarlanan bu gemi, biyositlerden %100 arındırılmış gövdesindeki sert kaplamadan, kabinlerinin FSC ahşabına; güvertesindeki geri dönüşüm sistemlerinden, biyolojik atık su arıtmasına kadar ustalıkla inşaa edildi. Gemi, esas olarak rüzgar gücüyle yelkenleri ile ve hava uygun olmadığında etkin dizel-elektrik gücüne dönüştürme opsiyonu ile yol alıyor. Devrim niteliğindeki direk tasarımı onun daha fazla yelken taşımasına olanak sağlıyor ve radyo antenleri, internet ve uydu iletişimini temin eden çanak antenler için montaj alanı olarak kullanılıyor. Bu sistem, uzak yerlerden video yayını yapabilmeyi ve okyanustan internet bağlantısı sağlıyor. Gemi de; çeşitli çok amaçlı salonlar, helikopter iniş alanı ve 2 hızlı eylem botu ile 30 kişilik barınma alanı bulunuyor..




devamını oku →

Hüseyin Akbulut,Türkiye Bedensel Engelli Açıkdeniz Uzun Yol rekorunu kırdı.


30 Kasım-7Aralık 2013 arasında yapılan ve Marmaris-İsrail-Kıbrıs-Mersin etaplarından oluşan Christmas Ragetta'ya katılan Türkiye Bedensel Engelli Spor Federasyonu Yelken Branşı sporcusu olan Paralimpik yelkenci Hüseyin Akbulut, bu parkuru tamamlayarak Türkiye Bedensel Engelli Açıkdeniz Uzun Yol rekorunu kırdı.


2012 Haziran ayında ülke genelinde başlatılan Bedensel Engelli Bireylerin yelken sporu ile tanışmasını, yetenekli ve nitelikli bedensel engelli bireylerin sporcu kimliği kazandırılmasını amaçlayan Paralimpik Yelken Hedef 2016 proje sporcusu Hüseyin Akbulut; Marmaris-İsrail-Kıbrıs-Mersin etaplarında toplam 800 deniz mili yol yaptı.
Hüseyin kendi hikayesini anlatır iken aynı zamanda, bedensel engelli bireylerin evlerinden çıkarak kendi sınırlarını keşfetmelerini sağlamanın amaç olduğunu belirtiyor ..
"Sağ elimi 8 yaşım da elektrik kazası sonucu dirsek altından itibaren kaybettim. Kamuda çalışıyorum. Hep sporun içinde büyüdüm..Birçok spor dalıyla amatör olarak ilgilendim. Extrem sporlar daha çok ilgimi çekmiştir. Salon sporlarını pek sevdiğim söylenemez doğa ile iç içe olmayı ve yine doğadaki doğal zorlukları aşmaktan daha çok keyif alıyorum. Kaya tırmanışı,  koşmak,  bisiklet sürmek ve en çok keyif aldığım doğa sporu yelken. MIYC düzenlediği Marmaris yarış haftasını bitirdikten sonra hocaların hocası olarak tanınan ve benim de eğitim sponsorum olan Cumhur Gökova; Marmaris-İsrail-Kıbrıs-Mersin etabından oluşan Christmas Regatta 2013’e davet etti. Bedensel engelli yelken antrenörlüğü eğitimini için gereken deniz milleri tamamlamam için büyük bir fırsattı.Aslında bu regattanın bir rekor getireceğinden habersizdim. 

Asıl katılma amacım fırtına deneyimi yaşamak ve açık deniz tecrübesi edinmekti. Marmaris’e döndüğümde bu seyirin bir rekor olduğunu antrenörümden öğrendim. Benim içinde büyük sürpriz oldu.

Bu seyire Gökova III isimli tekneyle katıldık. 40,7 feet uzunluğunda tek direkli bir yelkenli. 
Ekip de Uzaklar II isimli yelkenliyle Horn burnunu geçerek Güney kutbuna Antartika’ya giden 4 yıl dünya denizlerine seyir yapan Sibel Karasu da vardı. Ekip de 7 kişiydik 5 kursiyer Sibel Karasu ve ben. Emekli İzmir’den beyin cerrahı doktor abimiz Melih Özalp. Turizmci ve yelken tutkunu İstanbul dan Tayfun Atakan. İngiltere de öğretim görevlisi ve maceraperest Mehmet Ağca. Rusya dan 2 kursiyerimiz Mikael ve Alex.
Bu seyirden önce Cumhur GÖKOVA nın fırtına eğitimlerine katılmıştım fakat 30 knot üzeri havada denize çıkmamıştım. Regatta öncesi denize adam düştü,gps, harita,faça yelken, ilk yardım, camadan atma, yelken küçültme, yelken tamiri eğitimlerini tamamladım. 

Seyirde her şey yolunda gitti. 2 haftada 5 fırtına geçirdik 45 knotrüzgar 5 mt boyu dalga, yoğun yağmur ve dolu yağışı altında hiçbir hasar ve yaralanma olmadan regattayı bitirdik.

Cansın; 2012 yılında bizlerin hayallerine pencere açmıştı. Ben de bizler gibi bedensel engelli bireylerin yelken sporu ile tanışmalarını , yetenekleri doğrultusunda yarışmalarını arzuluyorum. 2012 yılında başlamış olduğum yelken sporunda Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu lisanslı sporcusu olarak 2016 yılında Brezilya da düzenlenecek olan Paralimpik (Bedensel Engelli) Oyunlarında Yelken Branşında ülkemi başarı ile temsil etmek istiyorum"..

2012 yılında doğuştan beyin felci 17 yaşındaki Cansın Yemlihaoğlu babası Hakan Yemlihaoğlu ile 12 metrelik yelkenli tekneyle 12 Mayıs da  İstanbul’dan başladığı yolculukta 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında Samsun'a vararak; 377.35 deniz mili ile Türkiye’ de Bedensel Engelli Bireylerin yelken sporunu yapabileceğini kanıtlamıştı. 

Paralimpik Yelken Hedef 2016 Projesinin amacı; ülke genelinde bedensel engelli bireylerin yelken sporu ile tanışmasını, alınan eğitimler doğrultusunda ülke tarihinde ilki başararak Paralimpik Oyunlarında Yelken branşında temsil edecek Milli Takım’ a sporcu yetiştirmek.
Bu proje çok sayıda engelli gence hayallerini gerçekleştirmeleri için imkan sağlıyor.
 Projeden; %40 ve üzerindeki bedensel engele sahip her yaştan bireyler ücretsiz olarak yararlanabiliyor.
 www.paralimpikyelken.com 
www.gokovasailing.com
Haber Kaynak Teşekkürler.. http://www.son48saat.com
devamını oku →

Demirlemede önemli noktalar...Ve Bosa Kilit kullanılması..

Irgatlar ve vinçler yük kaldırır ancak darbe kaldırmazlar.

Yazı ve fotoğraf alıntıdır..
Teşekkürlerimizle..Sn. Haluk IŞINDAĞ / www.denizce.com 



Eğer kıç koltuğunuzu vinçlerinizden yararlanarak toplamışsanız, işi bitince yükü vinçten koçboynuzu veya baba-lara aktarın.
Irgattaki zincir özellikle rüzgarlı havalarda teknenin yanal dönüşlerinden ve sağnak darbelerinden dolayı gerilir. Irgat ana eksenine zarar verebilir. 

Tüm bunları önleyebilmek için "Bosa" kilidi vurmakta yarar vardır.

Takılışı, çözülüşü, gerektiğinde ayarı değiştirilmeden çözülüp demir konumu değiştirilip tekrar yine saniye mertebesinde takılabilmesi, zincirin loçasında her tür işleme hazır beklemesi nedeniyle önerim; r
esimde gösterilen biçimdeki "Bosa Kilit"lerinin kullanılmasıdır.
Bağlantısı güverte altındaki ayak kumandaları güvenlidir. Altın kontaktörlü olsa dahi el kumandaları, hele takıp-çıkartma zorunluğu varsa eğilme, kırılabilme ve oksitlenme riskine açıktır.
Zincir sayaçları pahalı ve genelde yukarıdaki - diğer nedenlerden dolayı bozulmaya yatkındır. Kumandaların sadece sayaç niteliğinden yararlanmak için korunaklı biçimde dümen başına alınması yararlı olabilir.

Zincir saymak için en güvenli yol, ırgatın 30 saniyede kaçmetre bıraktığının bilinmesidir.

Dikkat !!! 

* Toplayamayacağınız demiri atmayın
* Güvenli en sığ yeri tercih edin.
* Salınım yarı çapında (Toplam zincir uzunluğu - derinlik + tekne boyu) çapariz olmamalıdır (sığlık, başka tekne...)
* Saçak altın "çok yakın" bölgelerde tekneler... Sağnak yapısına göre farklı yöne dönebilirler. DİKKAT...!
* Özellikle demir toplarken ve atarken motor en az 1500 devirde çalıştırılmalıdır
(1500 devirde elektrik üretmeyen dinamo neredeyse yoktur)
20 metreden daha az zincir bırakmayınız.
Yelkenli ve havaleli teknelerin kaloma miktarı en az "5" katı olmalıdır.
* Demirleme bölgesi, önceden iskandil edilmeli ve dip yapısı ve oluşumu belirlenmelidir.

* ÖNEMLİ: Rüzgara baş verilmeli demir bırakılmalı ve "hiç zorlamadan" rüzgar yönüne kaçarak demirin serilmesi sağlanmalıdır.

* Tornistan (Turn to astern) ile zincir + demirin sınanması ancak bundan sonra yapılmalıdır. Aksi halde özellikle erişte zeminlerde çok rahatlıkla hiç istemediğiniz bölgelere doğru uzaklaşabilirsiniz.
* Çok salınan teknelerde Bumba uçuna, Balançina yönüne üçüncü ucu yine bumbaya bağlı küçük bir (uzun kenar = en çok 1/3 bumba) rüzgar dümeninin kullanılması yararlıdır.

Halat koç boynuzuna geldiği yönün zıt başından "asla yatay döndürmeden" sekiz yaparak bağlanmalı, sürtünme gücü yeterli halatlarda "1" diğerlerinde "2" kazıkbağı ile bağlanmalıdır. Bedenin kalanı tekrar volta edilerek hızlı eylem gereken durumlara çapariz yaratılmamalıdır. 
Motor, doğa şartlarından etkilenmeyecek biçimde kumanda edilmelidir.


Rüzgarlarınız kolayına, pruvalarınız hep neta olsun...


devamını oku →

Yelken Sporu

İnsanoğlunun suyun kaldırma kuvvetinden istifade ederek kullandığı teknelere rüzgarın enerjisini de eklemesiyle oluşan ve önceleri bir ulaşım biçimiyken sonra doğayla mücadelenin ağır bastığı bir faaliyet halene gelen spor dalı. Özellikle açık denizlere kıyısı olan ülkelerin benimsediği yelkenli tekneler, ulaşım ve savaş amaçlarıyla da kullanıldı. 

Yelkeni, bir spor dalı olarak benimseyen ilk ülke İngiltere’dir. 1693 yılında Seamark Cub adında bir kulübün kurulmasından sonra yelken sporu dünyanın diğer ülkelerine de yayıldı.

Bu spor; deniz sporlarının en zevklisi ve en çok yapılanıdır. Yelken sporu küçüklü büyüklü çeşitli teknelerle yapılır.

19. yüzyılın ikinci yarısında ise, yatların katılması ile ciddi gelişme göstermiştir.


Ülkemizde 1850 senelerinde ilk filizlerini veren yelken sporu, dönemin Büyükada, Moda ve Yeşilköy sahillerindeki kulüplere bağlı yat sahiplerinin aralarında yaptığı yarışlar ile başlar.
1914-1923 seneleri arasında, çeşitli savaşlar nedeni ile durulan yelken faaliyetleri 1923 senesinde Yelken, Kürek ve Yüzme dallarını kapsayan Su Sporları Federasyonu’nun kurulması ile tekrar güncelleşmiştir.1957 senesinde Yelken branşı Su Sporları Federasyonu’ndan ayrılarak 25 Mayıs 1957’de Türkiye Yelken Federasyonu resmen kurulmuştur.Ancak Türkiyenin 1907 senesinde kurulmuş olan Uluslar Arası Yat Yarış Birliğine üyeliği çok daha önce, 1932 gerçekleşmiştir. Uluslararası Birlik ise, diğer spor teşkilatları düzenlemelerine uyarak, 1996 senesinde adını Uluslararası Yelken Federasyonu (Internartional SAiling Federation = ISAF) olarak değiştirmiştir.

Bugün yelken sporuyla uğraşan, pekçok şehrimizde çok sayıda spor kulübü vardır. 
Yelken yarışları, yarışmacıların tekneleri ile belirli bir yönde, çevresinden dolaşmaları gereken şamandıralarla tespit edilmiş bir güzergah üzerinde veya tanımlanmış coğrafi rotada yapılır. 

Türkiye'de, günümüzde yarışmalara açık yelken sınıfları şunlardır: 

International One Metre (IOM)
Optimist
Laser
470
420
Pirat
Dragon
Finn
RS-X
Techno 293
Funboard
Kiteboard
devamını oku →

Ana Yelken (Flok - Cenova)

Bugün sizinle yelken sporunda önemli bir ayrıntıyı paylaşmak istiyorum, Flok ve Cenova. Bu ayrıntıyı bilmek size önemli avantajlar sağlayacaktır.

Flok ve Cenova yelken tipi
Flok, İstrelyaya donatılan yelkene verilen addır. Direk - İstrelya üçgeni yüzde 100 ise bu alanın içinde kalan yelkenin adı flok olarak devam eder. Öte yandan yüzde 100'ü aşan flokların, giriş çıkış açıları, dolayısıyla işlevleri değişir.İşlev farkı yaratan bu tür flokların adına "Cenova" denir. Flok ve ana yelken ortasında bir yarık bulunan tek bir sistemdir. Burada floğun görevi ana yelkene rüzgar sevk etmektir. Bu nedenle orsa seyirde ıskota makarası direğe daha yakındır.
Cenova ve ana yelkenli çözüm iki ayrı sistemdir. Cenova ayrı ana yelken ayrı dinamiklere sahiptir ve uyumları Cenova esas alınarak sağlanır.

Kaynak....www.denizce.com 
devamını oku →